|
|
May 26
ilk önce burayı tıklıyorsunuz www.beatfiltering.com sonrada burayı begin browsing işte youtu be desiniz bu kadar basit teşekürmü önemli degil iyi eylenceler not: arkadaşlar sık kullanılanlara kopyalayın oradan daha kolay girebilirsiniz. umarım işinize yaramıştır. lütfen yorum bırakırsanız sevinirim sevgilerimle.
February 18
|
CANIM EŞİM VE BEN RABBİM BİZİ HİÇ AYIRMASIN
OGLUM VE BEN
CANIM OGLUMUN GOGUM GÜNÜYDÜ

| | | | | | January 23
|
|
|

| bir sevda
|
|
unutma sevgili, adın yazdım sol omzuma, tam kalbimin üzerine, bir gece vururken dalgalar kayalara, bende; vurdum yüreğimi gecenin karanlığına... ellerim delice yazdı, gözlerim geceye isyankar, kalbimde kazınmış hasretin fırtınası, yüreğim yanar sevgili, bu sana değil; yüreğimden atamadığım, özlemine bir sevda... |  | Bugün yokluğun birkez daha vurdu. Canımı acıtıp,kalbimi kanattı. Kapanmış sandığım,sayfaları yeniden açtı. Küllenmiş meğerse bendeki sen, Adını duyduğum anda yeniden ateş aldı. Sesini özledim bugün dünden daha çok. Gülüşüne hasretim,sensizlikteyim. Acımı yoksa aşkmı dersin bu, Alışkanlıkmı yoksa tutsaklıkmı, Kalbimin kapıları açık hala sana. Çok özelsin unuttum sanma. Her nerede olursan ol. Yaşıyorsun kalbimin bir tarafında. Unuttunmu sen beni bilmiyorum. Çıkarıp attınmı kalbinden? Ben seni dün gibi yaşıyorken, Unutmuş olamazsın beni sen. Evet yokluğun birkez daha vurdu. Gözlerimden yaş olup aktın. Bugün bende depremler yarattın. Yokluğunla özlemlere attın. Seni sen bende birkez daha yaşattın. Seni seviyorum hala hisset aşkım.
|
Ah, ah! Bir bilsen... Ben seni nasıl sevmiştim. Bulutlar kadar yüksek, Yıldızlar kadar ulaşılmazdın. Ben seni böyle mi sevmiştim? Saçına düşen yağmurdan, Ayağını bastığın yerden, Gözlerine vuran ışıktan Kıskanarak sevmiştim. Ben seni böyle mi sevmiştim? Gece karanlığında sevdim ben seni, Issız kaldırımlarda yürürken. Kışın ayazında sevmiştim seni, Ellerim titrerken içim yanarcasına. Varlığında değil sadece Yokluğunu bile sevmiştim. Bir çiçekte yüzünü görür, Bir dalgada sesini duyar gibi, Rüzgardan kokunu alarak Sevmiştim seni. Ben seni öyle mi,öyle mi sevmiştim? Kendimi sende unutarak Ölümüne, delicesine Hem nasıl, hem de nasıl sevmiştim seni? Ah! Bir bilsen nasıl sevmiştim seni. SEN vefasız sen sevildigini bilmedinki
o kadar çok seviyorumki seni sevmeyi her kibrit çaktıgımda Alevin içinde seni görmeyi seviyorum. Her sigara yaktığımda Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum. Her bana baktığında O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi Yalnızca sen olduğun için hayatımda Kendimi bile seviyorum Sen olunca aklımda. Kalbimi seviyorum seni seviyor diye Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye. Ruhumu seviyorum, senin ruhuna Bu kadar yakın diye. Varlığımı seviyorum, Sırf sana borçlu olduğum için Mutluluğumu seviyorum. Gülümsememi seviyorum seni düşününce Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sana olan sevgimi yazan Kalemimi seviyorum. Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum. Sana olan sevgime benzettiğim Her sevgiyi seviyorum. Bana seni hatırlatan herşeyi Sana giden yolları seviyorum. O kadar çok seviyorum ki seni Seni kaybetmek korkusunu bile, İçinde yalnızca, sen olduğun için Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Seni seviyorum.
  
     
~~Seni Seviyorum Demeyi Özlemek~~
Bilirsiniz bu özlemi, sevdiğini özlemekten daha çok
can yakar seni seviyorum demeyi özlemek... Aklınıza geldikçe bu sözcükler, dilinizin ucuna takılır
ve sonu huzursuz bir sessizliktir...
Bu sessizlikler eksik bir sevgiyle birikir içinizde. Tüketilmiş bir sevda vardır ellerinizde. Birisi veya birileri tüketmiştir sevdanızı. Ve siz hep aynı soruları soruyorsunuzdur kendinize sevdalar tükenir mi? aşk eksilir mi?
Bilmezsiniz eksilen aşk değildir, sizsinizdir gidenin ardından. Sevdiğinizi söyleyemedikçe eksilirsiniz. Sevdiğinizin yokluğuna, seni seviyorum diyememenin
acısına uyanırsınız her gün... Giden gitmiştir ama hesabı verilmemiştir sevdanın. Birileri sevdanızı tüketmiştir, sevdanızda sizi... Sanki sevdiğinize bir kez daha seni seviyorum
diyebilseniz geri dönecektir,
bak sevdan ellerimde, onu hiç bırakmadım
diyecektir sevdiğiniz... yalnızlığınızın avuntusudur bu... Ama bir kez daha seni seviyorum diyemezsinizSevdanız artık sessizliğinizdir. yenisi eklenir; sevda, eksiltir mi insanları? Öyle çok acımıştır ki içiniz,
sessizliğiniz üzerinize öyle sinmiştir ki Çünkü siz artık siz değilsinizdir.
İçinde seni seviyorum lar biriktirmiş, bedenindeki dokunuşları göz yaşlarıyla yıkamaya
çalışmış, yaraları kanamasın diye birilerine
sarılamayan birisinizdir artık... Basit iki sözcüktür seni seviyorum Ama bu sözcükleri söyleyemedikçe kendinizden
uzaklaşmışınızdır... Sözcükler anlamını yitirdiğinde, yaşamında anlamını yitirdiğini sonradan farkedersiniz
ve sevdiğinizin giderken hayatınıza anlam katan tüm sözcükleri de
götürdüğünü seni seviyorum demeyi özlemeye
başladığınızda anlarsınız.... |
BEN SENİ SEVDİMMİ
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim boz bulanık gençliğimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gün orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim....
Ümit Yaşar Oğuzcan |
| | January 08     
|

Gel sen yoksun bütün sokaklarına kar yağıyor ömrümün
nefesim üşüyen bir gelincik ayazı bütün geceler aysız
durmadan bir ezgi savruluyor dudaklarında gecelerin hüznün uzayan saçlarında kimsesizliğim kanıyor yağmalanmıs bir ömrün ortasından sızarak yaralı gönlümün ırmaklarına doluyor gel her gece bır deprem oluyor
ey çağlayan bir suda yittirdiğim menekse gözlü kız seslen bana nerdesin, hangi uzak şehirdesin bir rüzgarın kanatlarına vursam duyulur mu sesim
gel erişilmez uçurum diplerinde kaldı özleyişler yaralı ceylanlar sekiyor bakışlarımda tomurcuklar öksüz, serçeler dilsiz her durakta boynu bükük bir çocuk üşüyor ve ben bu yağmurlar dolusu yalnızlığımla bütün bulutlardan sana koşuyorum
gel yürekler boş, bakışlar anlamıyor beni her akşam vakti, el ayak sesleri çekilirken caddelerden vurup yüreğimi narlı sevdalara yıldızlara ağladığımı kimse bilmiyor kimse bilmiyor, her gece dudağımda bir şiir’ in kanadığını
ey yavru bir kuş gibi düşlerimin arasından uçup giden uçarı kız yaşım on beş idi, yüz oldu, binyüz oldu yaşlandım yaşamadan aşkı ve baharı farkında değilim şimdi, geçen günlerin değişen mevsimlerin yağan karlar altında kaldı kalbim
gel geçmiş bahar sokaklarına çıkar beni bahçesi tarumar bir çiçeğin kirpiğindeyim bir kar çölünün ortasında bir insan mahşerinin içinde yapayalnız her bakışta bir hüzün, her hüzünde bir bakış kanamada bir sonsuz rüzgar başladı gittiğin yerde gel
gel bahar sokaklarına çıkar beni yıldızları sönmüş bir gecenin sayfalarında ışıksızım özlemler damıtıyorum durmadan karanlığın yapraklarına kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar, göçüp gitti kuşlar çoktan
ve ben bölüp iklimlere o sevda tılsımı türküleri işleyip alnımın çizgilerine tel tel kalbimi sana rehin tutuyorum gel
hasret ki yolları kanamalı ağır bir hüzündür geçip giden günlerin terkisinde rüzgar koyaklarını yitirdi, sözcükler büyüsünü her mısrada çığlık çığlık yüreğim
gel ömrümün bütün sokaklarına kar yağıyor şimdi

Uzakta dur sevgilim Seni hiç görmeyeyim Bilirim artar kederim Çok da özlerim Ben vuslatı da severim İçinde sen olduğun için…
Sürekli kendimi zehirlerim Her gece odamda seni izlerim Her defasında hüzün ağlar gözlerim Çok da ölmeyi isterim Ama bu dünyayı yine de çekerim İçinde sen olduğun için…
Vazgeçtim… Ben ölürken de seni isterim Ya da senle bir ömür dilerim Ağırdır vuslatın yükü, taşıyamaz bedenim Ruhsuz değil ama lâldir kalbim Konuşturmaz ki, engeller beni yüreğim.
Sensiz nefessiz ciğerlerim Affet beni solmayan çiçeğim Hiç silinme tükenmez kalemim Herşey üstüne yemin ederim Seni artık daha çok seveceğim Meleğim benim…
Her mevsim de son bahari yasadik Hep yagmurlar yagdi üzerimize Ve hep sogukta dondu yüreklerimiz Yapraklarimiz döküldü zamansiz Ne bir papatya bitti gönül topragimizda Ne de bir kardelen Oysa biz hep vardik Ama hic yasmadik Hic görmedik günesin dogusunu Ve hep yüregimize akittik gözyaslarimizi Rüzgar ne oksadi saclarimizi Nede dokundu ellerimize Oysa biz hep nefes aldik Ama hic yasamadik
AYRILIĞIN İLANI
Gidiyor musun diye sorma bana. Gönderen sensin. Ne terk etmeyi istedim seni, Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim ben de. Senin kadar endişeli... Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana Ama inandıramadım seni. Sen, sorgularken beni kafanda Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla. Bir tek sözün bağlardı beni sana, Oysa sen hep susmanın koynunda.
 Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku, Teslim alır bedenleri de. Sütten çıkmış ak kaşık değildim Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza. O dünya ki bazen minicik bir odada Bazen kentin ortasında şekillendi. Nasıl da güzeldi... Zaten varsın diye her şey güzeldi ama Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...
 Yaşamak varken sevdayı delice, Niye boğarız sorularla? Nasıl ikna edebilirdim seni? Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin. Ben, seninleyim dedikçe Sen, hayır dedin. Zaten az konuşan sen Olumsuz ne kadar sözcük varsa Bulup çıkardın ortaya. Bense hiç bir şey diyemedim.

Ne kadar zarar vermişim sana meğer. Nasıl değiştirmişim seni. Oysa hiç böyle düşünmemiştim. Kimseye zarar vermek istemem ben. Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem. Ama öyle oldu işte. Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.
 Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı. Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz. Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık. Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı. Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.
 Biliyor musun bir tanem! Gidişim yürekten değil, zorunluluktan. Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım. Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri yalancı yüzlerde ararım. Seni de götürürüm yüreğimde. Her zaman yokluğunu taşırım.
 Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim. Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını. Ne yazık ki, kalamadın bana. Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde. Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.
| December 31
Giden birgün geri dönmek ister,
bırakın dönsün;ne kaybettiğini görsün…
Hayat,doğumla ölüm arasındaki cok kısa bir andır, Yaşadığın her saniyenin tekrarı ya da geriye dönüşü yoktur, Hiç birşey için geç kalma keşke dememek için, Arkanda umutlar,önünde keşkeler olmasın....
acılara göğüs geren anılarım arsız duygularım var... evet hayat hep son sözü söyler ama benimde cümlelerim var!!!

 SENİ ARADIM..!
Bedenimi titretirken odamdaki soğuk,
Araım o gece sıcaklığını,
Esen rüzğar uğultusu gelirken kulağıma,
Duymak istedim ogece sesini,
Yağmurlar yağarken gözlerime,
Gözyaşlarımı silecek ellerini aradım,
Yapayalnız otururken odamda,
Boynumu saracak kollarını aradım,
Pencereden bakarken karanlığa,
Geceme ışık olacak gözlerini aradım,
İçimdeki hasretin yakarken beni,
O güzel gözlerini aradım...!
GITTIN...
bu kadar aci duymazdim. Acim yas olup akmaliydi gözlerimden. AGLAYAMADIM...
   Gittin... Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa... Tutkum seninle olmakti, tutkum teninde erimek, tutkum hayati sadece seninle paylasmakti. ANLATAMADIM...
   Gittin... Gidisini önlemek için tutmak vardi ellerinden. Ellerim degil miydi her dokunusumda seni ürperten? Ürperirdin yine, biliyorum. Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini, gitmek için biriktirdigin bütün cesaretin kaybolurdu. TUTAMADIM...
   Gittin... Bir yikim gibiydi gidisin. Sen adim adim uzaklasirken benden, çöküp kaldi bedenim oldugu yere.
Nice terk edilislere dayanan bu yürek, bu kez yenilmisti. Bu kadar zayif degildim ben kalkmaliydim. KALKAMADIM...
   Gittin... Oysa geldigin gün gidecegini biliyordum. Hazirdim gidisine. Kaçak zamanlari yasiyorduk. Zaman bitecek ve sen gidecektin.
Bense gidisinin ertesi günü hayatima kaldigim yerden devam edecektim. DEVAM EDEMEDIM...
   Gittin... Bir sey söyledin mi giderken?.. "Kal" dememi istedin mi? Son bir kez "Seni Seviyorum" dedin mi?... "Bekle beni, dönecegim..." diye umut verdin mi?.. Beynim öylesine ugulduyordu ki. DUYAMADIM...
   Gittin... Nereye gittigin önemli degildi. Binlerce km. uzakta da olsan, iki metre ötemde de fark etmiyordu. Artik yoktun ve asil bu düsünce beni felç ediyordu. Kurtulmaliydim senden, bu yokluk duygusundan kurtulmaliydim. KURTULAMADIM...
   Gittin... Unutulanlarin arasina katilmaliydin. Anilari sandiga koyup hayati yeniden yakalamaliydim. Bu ask noktalanmaliyd, bu sevdadan vazgeçmeliydim. YAPAMADIM...
   Gittin... Bir okyanusun ortasinda, tek küregi kaybolmus sandalda dev dalgalarla bogusan bir denizciyim simdi. BIL KI SEVMEKTEN VAZGEÇMEDIM SENI, BIL KI SENINLE BIRLIKTE, SEVDANI DA TASIYACAGIM YÜREGIMDE, BIL KI; SENI ASLA UNUTMAYACAGIM
   Biliyorum aslinda sen hiç bir zaman gelmedin bana. Duymuyorsun ! Gitme diyorum sana,gitme ! Çigliklarim boguluyor gecenin karanliginda. Gece korkunç, gece sessiz, gece yalniz... Sesim kisiliyor Gidisin bitisi olacak yüregimdeki heyecanin, Gidisin sönüsü olacak gözlerimdeki atesin. Beni,yüregimdeki sevgiyi, Gözlerimdeki bitmek bilmeyen umudu unuttun! Ama ne olur bunu unutma. Gidisin dinderemez bu firtinayi. Bir firtinanin ugultusuyla sesleniyorum sana;
GITME....
|
| |
|
|
|
YALNIZLIK
|
|
Yağmurdan Sonra Buğulu Camlara Titreyen Ellerimle Yalnızlığımı Yazdım Gecelerde Yalnızlığıma Gündüzlerde Karanlığıma Şiirlerde Mısralara Seni İstediğimi Yazdım Sensiz Geçen Her Güne
Yalnız Yürüdüğüm Yerlere Elimdeki Sigarayla Vefasızlığını Yazdım Yalnızlığa Terk Edildiğim Kişiliğimi Unuttum Yüzümü Göremediğim Aynalara Seni Sevdiğimi Yazdım
Yaş Toprağa Islak Caddelere Gök Yüzünden Düşen Yağmur Damlalarıyla BİR GÜN DÖNECEĞİNİ YAZDIM

 |
GİTME..
Gitme ceylan bakışlım, Bırakma beni buralarda, İçime henüz doğmuşken, Ay ışığı gözlerin, Beni buralarda sensiz bırakma,
 Gitme , sevda pınarım, Bırakma beni buralarda, Henüz bir yudum içmişken sevdandan, Yine çöllerde serab aratma,
 Gitme, selvi boylum, Gitme aşığınım, Henüz bulmuşken seni, Sensizliğin senlerini aratma,
 Gitme gün ışığım, Gitme beni gecelere atma, Sensiz günler karanlıkken Geceleri ağlatma,
 Gitme yağmurum,çiğtanem, İçime nazlı nazlı yağan, Kar tanem gitme, Gitme tomurcuk gülüm, Gitme bir tohumda bin açan,
 Gitme damarda kan olup akan, Gitme bende hayat bulan, Bana ölümü yazma, Ölümü yazdırma, Gitme sebeb-i hayatım, NE OLUR, NE OLUR GİTME.
DOKUNMAYIN
Terk edin artık gidin durmayın aklımın tenhasında Vurmayın yürek çanlarımı Kırmayın kolumu kanadımı Bırakın yakamı unutun Uğramayın semtime Ben ayrılıkların bestekarı Dikenli yoların yorgunuyum Birde siz yormayın Kırmayın dizlerimi Diz çökmekten ayaklarım tutmuyor Birde siz üsteme gelmeyin
Bırakın kurumuşken gözlerime nem düşürmeyin Umutlarıma su serpmeyin kurusun Kuruyanlara dokunmayın El uzatıp da yeşertmeyin Yanan bir dağım Yanaşmayın eteğime Yanmayın benimle Bırakın beni kendimle Bakmayın gidin Giderken ardınıza bakmayın Vurmayın susan yürek çanlarıma Dokunmayın kuruyan yanlarıma
Gece uzunmuş kısaymış Seven ağlarmış gülermiş Hasret yakarmış Dert öldürürmüş Yalnızlık delirtirmiş Sessizlik çıldırtırmış …..miş …..mış Bırakın beni bana Kalayım kendimle baş başa Dokumayın gidin artık Giderken ardınıza bakmayın Öldü mü kaldı mı diye Dokunmayın gidin… |
elveda demeyeceğim
hani sonsuza kadardı sonamı geldik? hani ölene kadardı biz ne çabuk bittik? hani ömür boyu sevecektin? ama bir mevsimlikmiş senin sevgin senin için ne anlamı var yaşadıklarımızın onu bile bilmiyorum sadece şunu biliyorum ben seni hep sevecegim bunun içinde ne bugün ne yarın sana elveda demeyecegim; bu aşka yakışmazki yakıştırayım bu bana yakışmazki bende senin gibi bir başkasını bulayım, ben isterdimki senin olayım bir ömür senin kollarında uyuyayım sen şimdi gitsende benim yüregimden gitmeyeceksin sen herşeye bitti desende sen bende bitmeyeceksin ben hep seni sevdim seni sevecegim gün dogumundan batımına kadar buraya kadar degil ölümüne kadar bu yüzden sana asla elveda demeyecegim; aşk nedir blirmisin? aşk ölümüne sevmektir, ölümüne sevmediysen zaten onun adı aşk degildir. ben senin için bir heyecan olsamda sen benim ölümüne sevdigim aşkımsın dalgalar sahillerden nasıl kopamıyorsa bende o çılgın dalgalar kadar deliyim sana sana gitme demiyecegim bende bulamadıgın her neyse bulmak için git yolun açık olsun sevdigim kollarımdan kayıp gittigin bu güne lanet olsun. ellerim boş yüregim senle dolu gözlerim aglasada umursama ayaklarının sana dur dedigi yere kadar gittt..... hani en çok gülüşümü seviyordunya yoklugunda hiç gülmeyecegim benim gülüşlerimide götür giderken beni hep gülüşlerimle hatırla diye birgün bıkarsan sahte aşklardan... ne olur geri dönn ben kollarımı açıp hep seni bekleyecegim bu yüzden sana asla elveda demeyecegimm......

kaç intihara yasladın gölgelerin arasında düşlerim kaç sevgili şehit etti belki karamsar yuregım her giden arkasından bir feyatta bir kurşun sıktı kanlı ellerim yinede kopamadı senden ne çare divane yüreğim

tutmayı unuttu belkı sensız dızlerım kör oldu senden sonra gormez oldu emın ol gozlerım yolunu kaybettı gocmenlere tutundu yuregım kaybetmeye alıstı bu ahmak bedenım

usumustur belkı sensız tenım, belki tutmuyordur ellerım kayboluyordur belkıde, belkide susuyordur sadece yuregım belki haykırıyor sana bu sozlerım kim bilir sensiz belki soluyor gunden gune bedenım kim bilir suskunluğada alışmıştır divane yuregım
Sen giderken…
Ömrümün, Gülen çağı kapandı, Yara aldı sol yanım.. Bir dev gibi yığıldı üstüme, Dayanılmaz ayrılık sancısı.. Sen giderken.. Kalbim ağladı.. Şimdi bir sizi var, İnceden yüregimde, Ardında bıraktığın bu his.. Sustum saklamak için, Yüregime hapsoldun, Sen giderken.. Her şey sessiz.. Yüzündeymiş, Dudağıma düşen tebessüm, Sıcaklığım ellerinde kalmış.. Bu can bir seni sevdi, Bir seni aldı yüreğine. Sen giderken.. Bana ölüm geldi..
Her nefes alışımda Ciğerlerime özlemini çekiyorum Her sigara yakışımda Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum Anla artık; Sensiz gecen her bir anda Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta Yüreğim sızlıyor içten içe Ve canım acıyor...
Duvarlar pembe düşlerime el koymuşsa Yalnızlık son restini çekip kalbimi rehin almışsa Sana koşan ayaklarıma kör zincirler vurulmuşsa
Anla işte; Düşündükçe yokluğunu, andıkça ismini Hasretine sarılıp hatırladıkça o masum gözlerini Yüreğim ağlıyor içten içe Ve canım acıyor...
Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam Yetim kalmışçasına Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam Anla işte; Ağladıkça hasretine, gözyaşlarım süzüldükçe toprağa Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma Yüreğim sızlıyor içten içe Ve canım acıyor...
 Bastığım her kaldırımda senden bir şeyler ararken Şehrin tam ortasında dizlerim artık yorgun düşüyorsa Sensizliğin içinde ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa Anla artık; Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini Anımsadıkça son gidişini Yüreğim sızlıyor içten içe Ve canım acıyor...
|
| |
 Sen Giderken
Sen gideceksin Biliyorum benim çok canım acıyacak.
Sen giderken Ben senin gözlerinde Ummanlara dalacağım Ve tövbeler edeceğim sevmeye Senin hiç haberin olmayacak benden Hüzün vuracak beni Her gece vurgun yiyeceğim sensizlikten Sen giderken Gözlerimi kapatacağım Ben fark etmeden gidesin diye Sen gideceksin Benim depremlerim kopacak yüreğimde Dünyanın sonu geldi zannedeceğim Adını sayıklayarak seni arayacağım Son kez görebilmek için çırpınacağım Sen giderken Nefes alamayacağım Kolum kanadım kırılacak Dünay durdu zannedeceğim Sen gideceksin Ve hiç haberin olmayacak benden Benimse her an haberim olacak sensizlikten
|
ayrılığa sözüm var unutmayacagım seni...
|
|
gözlerinin tuzu yakmaya başlar önce yüzünü yüzün yanar sanırsın oysa yanan yüreğindir ızdırabını çektiğin nedir yaşadığın mı yaşayıpta hayatından atamadığınmı gene yalnızlığa oynuyorsun zarlarını... bu kumarı kaybetmek için oynuyorsun içim acıyor sanki binlerçe bıcak yarası var vucudumda binlerce acı gücümün yetmediği bir acı ne çığlık atacak nede ağlayacak gücüm var ....... susmak ........ bütün acıların çığlık çığlığa haykırırken susmak ........... ellerin soğukmu ...... sesin duyulmaz olur hayatmı hırsız .. kadermi hırsız .. senden çaldığı sadece bir sevgimi gelmişinmi geçmişinmi geleceğinmi .. rüyalarındaki sıcaklıkmı senden çalınan seni bu soğukluktan kurtaracak kibrirtlerin yokmu yokmu herkibrite sakladığın hayallerin soğukluğa teslim ediyorsun herşeyini yaraların uyuşuyor acılar hisedilmiyor dönüp kendine baksan kan revansın şuursuz bir acısızlık hisedebilmek ....... senden çaldığı budur hayatın hisedebilmek...... keşke sengibi unutabilsem herşeyi....VEFASIZIM. |

|
Sevdam
sevdim mi bir kere severim ugruna canımı verecek kadar aşkından deli divane olacak kadar herkesi önüme siper edecek kadar
ayrılıga yer yoktur sevdim mi başkasına yan gözle bakmak mı asla bir tek onu düşünür ona odaklanırım bütün yüreğimle baglı kalırım
hayatımdaki herşey sevgi üzerine kurulur aşk kanıma girdigi zaman dünya bambaşka olur kalbimde sevdigim oldugu zaman
dünya bi başka gelir gözüme aşık oldugum zaman yaşam'ım mutluluktan uçurur beni sevdigimle oldugum zaman
herşey o kadar güzel olur ki sevda ateşi yüregine işledigi zaman kor gibi yanarsın sevdigin zaman hiç birşeyi umursamazsın gözlerin ışıldadıgı zaman
kör olursun gözün görmez hiçbir şeyi aşk kapını çaldıgı zaman zaman mekan dinlemez yakalar seni sevda yangınları başladıgı zaman |
SEN GİDERKEN BİTANEM SENİ BENDE UNUTTUN "Sen, giderken gülüm izlerini silmeyi unuttun. Sen, giderken bitanem, bende bıraktıklarını almayı unuttun. Sen, giderken aşkım, sen hâlâ bendeydin.
Çalan bir müzik parçasının sözlerinde unuttun kendini. Bir ağustos akşamında unuttun beni ve seni. Süzülen damlaların sıcaklığında, Sensiz bir gecenin sabahındaki hıçkırıklarda unuttun seni. Terasda içilen bir bardak çayda ya da bir bardak birada unuttun.
Bir mangal ateşinin sonrasında, yanmış közlerde unuttun. Beyoğlu'nun o güzel sokaklarında, O ıssız kalabalıkda unuttun kendini. Söylenen yalanlarda, 'iyi ki varsın'larda unuttun seni ve beni. Geceleri baktığımız o yıldızlarda unuttun bizi.
Bir daha birlikde çıkamayacağımız Yeniköydeki çay bahcesinde, Papatya'da unuttun bizi. Adını bir türlü koyamadığın gelecekdeki güzel günlerimizde unuttun. Beraber yakılan sigaralarda unuttun bizi. Sen giderken bitanem, SENİ BENDE UNUTTUN !!!."
Sen Giderken..
Ey yar! Nasıl unuttun? Hatırla, sözlerimin Hükmü geceden bile sönüktü sen giderken. Yıldızları görmeye alışmış gözlerimin Bakışları toprağa dönüktü sen giderken.
Hiç unutmam, o gece hüznün yağmuru bile Zifirin gölgesine yaş döktü sen giderken.
Ey yar! Hatırladın mı? Hani o gün, o saat Gökyüzü yıldızlara gam ekti sen giderken. Düşlere dert olurken unuttuğun her vaat Rüyalar gecelerden el çekti sen giderken.
_____Yakamoza can veren mehtabın nuru bile _____Hasretin karşısında diz çöktü sen giderken.
Ey yar! Hani sen yokken aşk vardı ya yanımda Bil ki o da yoruldu ve bıktı sen giderken. Hani senden öte bir can vardı ya canımda O da seninle kalktı ve çıktı sen giderken.
_____Riya kokan bir aşkın sahte gururu bile _____Canımın en içinden can söktü sen giderken.
Ey yar! Bil ki gittiğin, yolları dert edinip Kuruyan nehirlerden kan aktı sen giderken. Bil ki yağmurlar bile baktığım yerde dinip Yaşını gözlerime bıraktı sen giderken.
_____“Bir daha asla!” diyen aşkın onuru bile _____Soysuz bir yalan kadar küçüktü sen giderken.
Ey yar! Yoruldum artık. Bil ki son sözümdür bu Hatırladım ki gülmek, yasaktı sen giderken. Ey yar! Unutmalıyım. Belki tek çözümdür bu Çünkü aşk, sabah kadar uzaktı sen giderken.
_____Belli ki aşk suçunun en son kusuru bile _____Omuzlarıma binmiş, tek yüktü sen giderken.
_______________Ve hasret, umut kadar büyüktü sen giderken…
 VAZGEÇEMEDİĞİMSİN Hüzünlü bir şarkısın söylediğim, Ezbere bildiğim, unutmadığım. Dinlerken seni yaşadığım, Bittiğinde benimde bittiğim, Bir şarkısın dudaklarımdan düşmediğin.

Hüzünlü bir melodisin dinlediğim, Sonu olmayan hiç bitmeyen, Sürekli tekrar eden hiç tükenmeyen. Her duyduğum sen her işittiğim sen. Yaşadığım, Kaybettiğim, unutmadığım sen.

Bir damla yaş oldun gözlerimde, Akmasını istemediğim, kaybetmekten korktuğum. Bir garip cümlesin söylemekten çekindiğim, Her defasında içimde sakladığım, gizlediğim, Hep yarım, her zaman yarım kaldığın.

Bir düşümsün gerçekleştiremediğim, Uğrunda ölümü göze aldığım, Baş döndüren bir hülyasın, anlayamadığım, Korkulu bir rüyasın uyanamadığım, Sen benim vazgeçemediğim, yok sayamadığımsın...
AH SEN NASIL SEVİLDİN AMA BİLEMEDİNKİ YÜREGİMİN SEVDİGİ

AGLAMAKYOK YÜREGİM Bırakan kaybetti bizi Kimseyi sığdırmadık diye bu haldeyiz Kapılmayacaktık Kanmayacak yüreğim Aldırma gidenlere Göz yaşına değer olsaydı gitmezdi zaten Kaptırma kendine çekip gidenin vedasına Veda etmeyenlere el bile salla gidişine Susma gönül çıran yansın Sen değil giden ağlasın
Biz hiç eksik vermedik sevdamızdan Ve yanlış yapmadık verdiğimiz sözlerde Nefret etmedik Kin beslemedik içten Kukla etmedik hiçbir mahlukatı kendimize Sever gibi görünmedik Her zerremiz söyledi sevda sözcüğünü severken Aldatmadık Ama her an aldatılanda biz olduk Pes yok yüreğim Ağlamak yok yüreğim Gidenleri biz kaybetmedik Gidenler bizi kaybetti
Ben Sevdamdan Eksik Vermedim Sen Olmasan da Sevdam Olacak…

  
|
SEN VEFASIZIM SEN
|
|
sen benim yaşadığım en güzel mevsimsin. en güzel yağmurdur yüreğinden yüreğimin ateşine yağan. en mükemmelidir güneşin günlerime doğan. narin bir çiçek sevdan, gönül bahçemde mis kokan. ve bir ömür solmayacak olan. en güzel denizlerdir senin aşkın, içinde ümitlerimi yüzdürdüğüm. ne hoştur bakışın, gözlerinde kaybolduğum. bir sözün hazinedir sevgilim, en derinlerde bulduğum.
en harika manzaradır yüreğin bakmaya doyamadığım. sen gözyaşımsın gözlerimde, akıtmaya kıyamadığım. sen aslında bensin, içimden söküp atamadığım. ah sevgilim.... sen bir şiirsin okumaya doyamadığım. sen bir cümlesin, tarif etmeye kelime bulamadığım.
sen bir rüyasın, hiç bitmesini istemediğim. en hoş melodisin, dilimden düşürmediğim en tükenmezisin umutların, hayallerin. sevinçsin.. neşesin...
sen bir mahkumun özgürlüğüne kavuşması gibi... sen acıların bittiği nokta. sen ışıksın kalbimin uçsuz bucaksız karanlıklarında. sebepsin mutluluklara...
seni sevmek bir kardelen, kış günü açan aşarak karları... senin tarafından sevilmenin ise tarifinin yok imkanı... yok... yok... yok....
 | |
| December 26
|
|
|
sen hiç ağladın mı ?
sevdiğini düşünüp onun adını sayıkladın mı ?
hasretle,özlemle delirdin mi ?
gecenin karanlık sokaklarına dalıp
her adımında bir gözyaşı
her gözyaşında onu yaşadın mı ?
ne zaman kolkola iki sevgili görünce
içinde kıskançlık duyduları belirdi mi ?
unutmak isteyip de her seferinde
tekrar onu hatırladın mı ?
sen deli gibi severken
sevdiğinden ayrı dünyayı düşünemezken
vefasızca tek başına
ve
karşılıksız bir sevgi ile
TERKEDİLDİN Mİ ?
eğer sen de benim gibi
karşılıksız sevgide ümit bekledinse
bu yaralı yüreği sadece SEN anlarsın
|
|
Binbir Gece Masallarini Bile Kiskandiran Bir Aşkti Bizimkisi .. İmkânsız bir aşkın öyküsü mü demeliyim buna, Yoksa sevmelerin ağır mahkemesinin cezası mı ..? En güzel aşk masallarını anlatırlardı hep bana Kıskanmazda değildim hani o aşkları, Bazen, bezende hayallere dalardım ara ara kendimce .. Uçuk, kaçık masumca hayallerdi onlar! Yani ne canımı acıtan türlerdendi, ne de öfke uyandıran .. ‘’ Acaba bir gün benimde gerçek aşkım olacak mı ki, kim bilir ne zaman çıkacak, hani şimdi yürüdüğüm yolda karşıma çıksa, gülen gözleriyle gözlerime baksa ve ben sana geldim dese ne güzel olurdu’’ derdim .. Bir gün o da oldu sonunda .. Ansızın yoluma çıkıverdi, Gülen gözleriyle inerek gözlerimin derinliklerine, ‘’Ben geldim sana’’ dedi .. Ben ise; ‘’Hoş geldin ey aşk hoş geldin ey gönlümdeki aşkın sahibi’’ dedim .. Bu nasıl bir aşktı ki, önümüze tabular çıkmasına rağmen her seferinde, aşkımız daha da derinleşip, kenetlendi birbirine .. Tüm aşk masallarını kıskandırırdı adeta … Binbir gece masallarında anlatılan o müthiş masalları bile .. Ama dedim ya ne derecede âşık olursak olalım, Aşkın bedelini bizde ödeyecektik mutlaka… Bundan kaçışımız da yoktu oysa! Âşık oluyorsak şayet; Onun dikenlerine de, gül kokusuna da katlanmamız, ve onun sunacağı her koşula da hazır olmamız gerek .. Biz de öyle yaptık ve … Sevmelerin en ağır mahkemesinin en büyük cezasıyla karşılaşarak, Nasibimizi sonunda almış olduk bizde .. Sonu olmayan bir aşkın kurbanıydık ikimizde .. Ve titreyen mısralarımın buram buram aşk kokan en büyük kahramanları |
SIKI TUT YÜREĞİNİ..
Sıkı Tut Yüreğini Düşmek; bazen bir daha kalkamamaktır. Bazende, daha iyi kalkmak toparlanmak, eskisinden daha diri olmamaktır ruh için.Elbet beden düşecek toprağa tıpkı bir yaprak gibi.
Bir kıvılcım gibi söner bedenler.Elbet bedenler toprak olur. Ya düşen yürekse ve ruhumuzsa ne olur?
Yaşamın pırıltılarında esir ettiğimiz sımsıkı tutamadığımız yüreğim ne olur,ah yürekler ne olur?
Tutabilmek hayatı ve tutunabilmek biryerlere,birşeylerin ucunda olsa... Sımsıkı tut yüreğini ki tutundum diyebildiğin birşeyin olsun. Her insanın en çok aşina olduğu kadar bir o kadar uzak olduğu menzil değilmidir yüreğimiz ?
Ne kadar ara verirse versin insan. birşeye ara vermemeli yüreğine onu hep sıkıca tutmalı ve tutunacak bir yer bir liman aradığında içinde bulmalı onu, coşturmalı değil mi çağlayanları? Açtırmalı tüm lalelezarları yüreğinde. Sıkı tut yüreğini hem de sımkısı kaçmasın .
Niye sıkılıyoruz ki ? Neden hezeyanlar neden yüreğimizde med-cezirler ? Galiba tutamıyoruz/tutunamıyoruz, hiç bitmiyor yürek fırtınasıda ondan. Ne ümitler saklıyorum içimde ve de son nefese kadar saklayacağım ben.
Ümit o ki; hiçbir çile ve zorluk ruhu yıpratmasın, yolundan alıkoymasın.
Bedenimiz elbet eskir, pörsür. ya ümitlerimiz hayallerimiz ve tabi ki sıkı sıkı sardığımız, sarıldığımız yüreğimiz?
Sıkı tut yüreğini; Çık onunla çimenler üzerine. Katıl sende hayallerindeki mavi turlara Savaş Don-Kişotlar gibi yeldeğirmenleriyle Dal seyrine sevgilinin gözlerinde maviyle tüllenen enginlere... Koş işte yüreğinle tut ellerinden, yürüt onu çocuklar gibi... Seherlerle uyan, yalvar Allah``a en güzel esmalarla ve içten dualarla. ilahi mesajlarla açılsın kalp barajların. Potansiyele dönüşsün içindeki tutkuların, arzuların... Dostlarla ol,dost ol herkese ve herşeye. Sevgiliyle ve en sevgiliyle muhabbetler et. Yüreğinin çare-i yeganesine hem dem ol. Mideni düşündüğün kadar onu da düşün, besle büyüt en lahuti manalarla.
Yorgunluk ,dermansızlık belirir çok zaman.Düşünemez insan, farkedemez neyi kaybettiğini ve kaybederken neleri yitirdiğini...
Ruhu sıkı tutmalı ki, düşmesin! Mühim olan o çünkü... Ve bir papatyanın düşen yaprakları sana ; düştüm,düşmedim der gibi : Ben seni tutuyorum düşmeyesin diye, sönmez ümitler dolduruyorum içine… Pörsümez sevinçler, dipdiri hayallerle...
Nede olsa benim yüreğimsin yine de söküp atamam seni! Sıkıca tutarım düşürmem seni bir daha söz... Biliyorsun ben sensiz asla yapamam.
Sımsıkı tut yüreğini ki; düŞmesin !
Ve sımsıkı sar ki onu; fazla üşümesin...
Korkuyorum Karanlık çökmeye başladı yine..Heryer simsiyah oldu.Sen yoksun.KORKUYORUM! Sen olsaydın dağıtırdın tüm karanlığı,her yeri ışıkla donatırdın. Sonra alırdın beni koynuna ve en güzel aşk hikayelerimizi,hayallerimizi anlatırdın. Hani en çok uykuda beni izlemeyi severdin ya!Yine izlerdin.. Ama yoksun işte!Çok uzaktasın!Uzanamayacağım,yetişemeyeceğim kadar uzaktasın. Ve ben KORKUYORUM! Oysa ben senleyken korku nedir bilmezdim.Ben senleyken acı nedir bilmezdim. Gidişin öyle bir yaktıki kalbimi,yokluğun öyle bir acıttıki içim,korkuyu da öğrendim,acıyı da. İçimi acıtan gidişin değil biliyormusun?Asıl içimi acıtan sevgimi hiç hakedememiş olman. İşte bu çok acı.. Keşke benim sevgimi hakedebilmiş olsaydın.O zaman inan seni kendi ellerimle bile gönderebilirdim.. ``Ayrılıklar da sevdaya dair``demişler. Doğru!Ama ayrılıklar sevdaya dair,kaçışlar değil! Sen benden bir suçlu gibi kaçtın,geriye bir kere olsun bakmadın! Her şeyi,tüm yaşananları hiçe saydın. Bu kadar basit olmamalıydı sevdan.Bu kadar bencil olmamalıydın.. Keşke biraz daha sevebilseydin,keşke beni herşeyin yapabilseydin,keşke bu kadar korkak olmasaydın. Ama hayat keşkelerle olmuyo işte. Ve bana yine tek söz kalıyor;mutsuzum ve hala çok KORKU
|
|
|
| December 25
|
|
|
|
|
  
 Ben Seni Nasıl Sevdim:Bir Bilsen
Her dem bahar olsun, her zaman taze Özlemler cezadır gülden bülbüle Sarıp sarmalayan dikenler bile Seven yüreklerde bir gül olurmuş
Bir daha tanırsam böyle bir canı İnan ki yakarım toptan cihanı Bana vatan olsun canın toprağı Seven canlar birbirini bilirmiş
    Kahır neden geldin başıma benim? Neden zehir katmış aşıma benim? Neler gelmiş, girmiş düşüme benim Benden de geriye sevdam kalırmış..  Bir seni sevmenin tadı başkadır Canda yolculuğun hepsi aşkadır Her şeyler önceden bir niyazladır Canlar da cananı böyle bilirmiş.
    Neyim varsa sana gerçek söylerim Yalandan arınsın gönül gözlerim Can dilinden name çalar sazlarım Seven canlar cana ilham verirmiş
    Bir nefeste uçusurken bir ölüm Açılan ellerden dökülür hüznüm Bu zaten son sözdür, unutma gülüm Söylenemeyenler düğüm olurmuş
Seven gönle sırça imiş yürekler Can olanlar yüreklice severler, Yüreğinden hüzün düşen serçeler İki damla göz yaşıyla ölürmüş
      
.
Yasak Aşk
Yasak aşkım var sol yanımda Ciğerim cayır cayır yanmakta Yasak aşkım var koynumda Hayatım tarumar yalnızlığa ağlar
 Kimse bilmez sormaz kim o diye İsmi yüreğimde kenetli yanarım Dur dedim de dinlemedi yüreğim Yasak aşkım var sol yanımda
 Karanlığına esirliğe ruhum atadım Vurdum kahrolası tüm umutları Sür behey deli aşık atını dört nala Yasak aşkım var sol yanımda
 Al büyüttüğüm duyguları savurup git Sel olup akmak geldi içimden yine Bak okunur oldu ölüm ağıtım Yasak aşkım var sol yanımda
 Deli şair sevgiyim unutulmuşum Dile gelsem ağlar gök yer kahrımdan Sussam kıyamet kopar sitemden Yasak aşkım var sol yanımda
|

SEN YOKKEN
Sen yokken gittim Korkularımın üstüne Hiç ardıma bakmadım Gümüş şiirler yazdım sen yokken Çok yangın çıktı yüreğimde Küllerini bile savurmadım Irak denizlerin fırtınasıydım Uzak iklimlerin sert rüzgarları Kulaçlarken denizinde gurbeti Kanlı savaşlarım, Belalı sevdalarım olmadı hiç Ama hep sustum, Hep ağladım, hep yandım sen yokken. Bekliyorum dönüşünü yeniden, Bir gelsen, Hayatın önünden alsan beni Bir gelsen, Sellerin önünden alsan beni Bir gelsen, Ölümlü düşlerimden alsan beni.
Çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Sen yokken, Az dolaşmadım gönlümün kuytularında Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında Zifirlerinde sadece ben üşürdüm. Hiç aldırmadım esen rüzgara Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından Ama bütün yangınlar beni yaktı önce Hep ortasında kaldım vurgunların Vurgun nedir ki? deme Bir babanın serzenişi nasılsa öyle Bayrakları indirilmiş, Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken Hep sustum, Hep yandım, hep ağladım sen yokken. Bir gelsen, Yangınlardan alsan beni, Bir gelsen, Dünyalarımdan alsan beni, Bir gelsen, Şafaksız gecelerden alsan beni, Ama ne zaman gelsen, Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni.
       
          
Ahh rüzgar gülü hızı dönen zaman
Ardıma bile bakmayacağım
Dökülürken eteklerimden
Henüz doğmamış düşlerim,
Kırmızı kurdelelerle bağlayıp
Gömeceğim ayrlıklar mezarlığına
Şimdi asılı olsam da yokluğunun darağacına
Uzadıkça uzasa da boynum
Şahdamarımda atıyor olsa da hasretin
Yine dokunamayacak ölüm
Sevda yüklü dudaklarımdan
Alamayacak son nefesimi
       
|
|
, | | | | |
|
|
|

Bugün senden vazgeçtim artık Sevmelerden de vazgeçtim Boşaymış onca dökülen yaşlar Hani sen giderken oturup çocuklar gibi ağlamıştım ya bende Herkes teselli etmeye çalışmıştı beni İşte o yaşlar boşaymış
Keşke boşa giden o yaşlar olsa sadece Senin için vazgeçtiklerim Ve senin için ölmeyi düşündüğüm İmkansızlıları yendiğim o günler Boşaymış Bunların üstüne birde senin için çektiğim acıları Umutla geçen,hasretle beklediğim o günleri, Eklersek işte, işte o zaman Benim için değerini anlarsın
Ama boşaymış uykusuz seni öylesine düşünmek Ama boşaymış acılar,beklemeler Zaten giderken belliydi Hayatın seni benden alacığı Ben önceden bunları almıştım göze Önce bakışlarındaki sıcaklığı Sonra tavrın En sonunda da bana olan sevgin bitip tükendi Herhalde Sevmelerden vaz geçtim Senden de vaz geçtim artık Yorgun düştüm bu sevgiye Ne yapalım her şeyin bir sonu olurmuş Aşkın, sevginin de
Artık gözlerime mil çekiyorum Düşüncelerime de Tıpkı senin ismimin üzerine çektiğin gibi Artık seni düşünmeyeceğim yemin ettim artık yoksun hayatımda şimdi senden bana kalan sonunu getiremediğim,sabahı bulamadığım acıların gecelerde. Sonunu bilmediğim katran gecelere doğru Gidiyorum
|
|
| | | | |
|
|
|
UNUTMAKTAN GELİYORUM
'Gitmeler bana kaldı' Daha üç adım olmadı çıkalı bu sevdadan Ayrılığın kokusu hala üzerimde Avuçlarımda buzdan bir alev Yüreğimde yepyeni bir ateşkes Gitmeler bana kaldı yine bu aşktan Bütün sayfalarım sil baştan Sonu nereye varacak bilmiyorum Oysa içimde inadına yanan bir mum Dokunma ellerime-sönmedim daha Unutmaktan geliyorum. Daha dün kirpikleri kadar yakındım ona Her gece düşlerinde sabahlıyordum İşte orada köşebaşında bıraktım ellerini O bana Ben ona ağlıyordum Son tetiği gözleri çekti gözlerime Kanıyor kanıyordum Ölüler yalan söylemez bilirsin Deliler gibi seviyordum. Daha biraz önce Onu öpen bu dudakları aynalarda parçaladım Onu okşayan bu elleri bir yangında bıraktım Ona gülen bu gözleri zindanlara attım
Yüreğim ayazda Kaç şiirim çığlıklar attı ardından bilemiyorum Bavullar dolusu hatıraları bir mağaraya taşıdım
Yalnızlığımı bir dağ başına
Kendimi nereye koyacağımı bulamıyorum
nolur ayıplama beni Susmadı daha gözlerim Ağlamaktan geliyorum.
Zıpkın yemiş balıklar gibiyim Şimdi bir ıslık bile dağlar yüreğimi Bir eski şarkı yağmalar bütün uykularımı Çıkmaz sokaklarda kaldım biliyorum Başım dönüyor, ben dönüyorum Acele etme ne olur bekle biraz Daha yakmadım bütün gemileri Daha yırtmadım dönüş biletimi Öyle yorgun öyle bitkin ve öyle sürgün Unutmaktan geliyorum...
Ahmet Selçuk İlkan
| | | | |
|
Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında .. Geriye hiç bir şey kalmayacak .. Söylenmemiş sözler kalmamalı
bıraktığın yerde -ki ben en çok onları duydum
Gittin mi adamakıllı gideceksin !!! Hiç bir özlem kalmamalı dönüşleri emziren .. Demem o ki... Böyle gidilmez !!! Büyük olmalı ayrılık !!! Uçsuz bucaksız, dursuz duraksız olmalı .. Telefonun numaraları sesime düşmemeli ..
Yolların yoluma değmemeli .. Hiç bir anıya, hiç bir dizeye,
hiç bir şarkıya yenilmemeli ayrılık .. Şiirler okununca unutulmalı ..
Hasret dokununca uyutulmalı .. Rakının, şarabın diktasında titrerken yürek ..
Gözyaşlarının debisi arttığında ..
Gece inmişken ayak parmaklarına kadar
Yahut gün doğarken ..
Yatağının diğer yastığındaki boşluk tecavüz ederken gözlerine ..
Ne bileyim tek başına
yiyeceğin sofrana iki kişilik servis açtığında ..
Susacaksın .. Duracaksın .. Gitmenin hakkını vereceksin !!! Ayrılık gurur duymalı seninle .. Gidersen... Sözün ayaklarına geçiyorsa ..
Ayakların yakınımdan geçmeyecek ..
Ayrılığı seçtin mi büyük olacak ayrılık !!!
BİR BİLSEN
Bir bilsen, bir anlasan seni nasıl sevdim, Yüreğimi deli gibi sana nasıl kaptırdım, Çaresizce gecelerce senin için ağ ladım... Ama Sen Bilemezsin, Sen Hiç Sevmedin Ki!!!
Umutsuz bir bekleyi şti benim ki belki Yine mi ' YOKSUN ' diye haykırdığım saatlerde, Kaderime bir 'İSYANDI' sevdamın sesi... Ama Sen Bilemezsin, Sen Hiç Sevmedin Ki!!!
Bir bilsen, bir anlasan seni nasıl sevdim, Yüreğimi deli gibi sana nasıl kaptırdım, Çaresizce gecelerce senin için ağladım... Ama Sen Bilemezsin, Sen Hiç Sevmedin Ki!!!
mutsuz bir bekleyişti benim ki belki Yine mi ' YOKSUN ' diye haykırdığım saatlerde, Kaderime bir 'İSYANDI' sevdamın sesi... Ama Sen Bilemezsin, Sen Hiç Sevmedin Ki!!!
Bak yine elimde kalemim, yine defterim Yine acı bir türkü dilimde dolanan, Seviyorum be, seviyorum seviyorum... Ama Sen Bilemezsin, Sen Hiç Sevmedin Ki!!!
Hep seni düşündüm, sen vardın hayallerimde Bir rüyaydın bir düştün, bazende bir KABUS... Seni sevdim, sana inandım, seni SEVMEYİ BİLE SEVDİM... Ama Sen Bilemezsin, Sen Hiç Sevmedin Ki!!!
Acı bir yalan senden geriye kalan şimdi, Bir ümitsizlik kalbimin taaaa içine kazılan, Ne kadar zor bir bilsen
SENİ SENSİZ YAŞAMAK... Ama Sen Bilemezsin, Sen Hiç Sevmedin Ki!!!
Eminim bu satırları okurken içten içe kızacaksın, Bende 'SEVİYORUM' demeye cesaret bulamıyacaksın... İşte söylüyorum be : ' SEVİYORUM SENİ' AMA SEN NERDEN BİLECEKSİN Kİ.... SEN HİÇ AMA HİÇ...
| | | | | | | | | December 15
|
|
|

Sustum ve gülümsedim.. bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin... Gülümsedim... gülümsedim ve sustum... içimdeki volkanları boğarak... Sustum ve gülümsedim.. susturarak içimdeki sabır taşını hüznü yüzümde, acıyı gözlerimde toplayarak... Demedim kimselere bir çığlık kanıyor, en derininde yüreğimin... bilirim acının dili olmaz...
Sustum! sadece sustum ve gülümsedim! bastırarak içimdeki depremleri... hançeri sadece kendime sapladım. sapladım ve sustum!...  Görmedi kimse, kimselere göstermedim. içime akıttığım gözyaşlarımı... öldürdüm, ıslatmadan kirpiklerimi... Ama ağlamadığım hiç bir çiçek konuşmadığım hiç bir yıldız kalmadı bu şehrin parklarında... İnadına, açmadım yüreğimi kimselere kimselere ağlamadım, inadına hançeri sadece kendime sapladım. sapladım ve sustum!... sustum ve gülümsedim!... Sadece sustum ve gülümsedim! boğarak içimdeki dalgaları... kıyısız denizler gibi... Sadece sustum… sustum ve gülümsedim!... gülümsedim ve sustum içimdeki çocuğa!... açan çiçeğe, uçan kuşa, gökteki aya!... yüreğim kan ağlarken de gülümsedim. gülümsedim acılara, ihanetlere… gülümsedim baharlara!... yağmurlara,bulutlara rüzgarlara, sulara gülümsedim!...
Sensizlik öğle acı veriyor ki bana Dalıp dalıp gidiyorum bak uzaklara Kalbim derinden sızlıyor ağrıyor işte Küsüyorum işte ben bu yalnızlığıma Perişan olsam da yaşadığım bu hayatta Mutlu olacağım belki öbür dünyada Senden önce yaşamadım ki ben sevdayı Sen öğrettin bana sevmeyi ve de aşkı Bense kıymetini bilemedim belki de Bilmelisin sen varsın sadece hayatımda Sensizlikten ötesi nedir ki zaten bana Ben bir kere sevdim bunu anlasana Başkasına nasıl veririm kalbimi bir daha. Onun sadece sende olduğunu anlasana Beni sevecek bir başkası olamaz hayatımda Sensizlik çok acı veriyor inan ki bana. Bir kez daha benim yanımda olsana.

zamanın ağırlığı omzunda. bir kalp daha atıyor içinde, minik minik. kar yağıyor usul usul, beyazlar öpüyor sokakları dudağından, bir şarkı söylüyor kendini, yavaş yavaş... sen karşıma çıkan en güzel şeysin, bırak da sözlerim yüreğine değsin. yarın sensizlikle gelecekse, varsın ömrüm bugün bitsin. içimde büyüyorsun deniz deniz, maviler kesiyor kendini boğazından, bir kız büyüyor kulesinde, dalga dalga. sen karşıma çıkan en güzel şeysin, bırak da sözlerim yüreğine değsin. yarın sensizlikle gelecekse, varsın ömrüm bugün bitsin.

Beni seni yüreğime yazmışım...
" Her gelişinin sonun da yine gidiş var Ne zaman usanacaksın bu gitmelerden Ne zaman bitecek bu vedalar,zoraki sallanan bu el Ve bilsen ne kadar yorgun bu yürek Ayrılıklardan taşımak zor geliyor artık Bu sevdanın yükünü Kolaymı sanıyorsun tek başına yılları devirmek İçinde her saniye yeni bir hayel kırıklığı ile uyanıp Her uyanışta yine yapayanlız kalmak
Beli ki alışmışsın bilmediğin bir şehirde Bilmediğin sokaklarda bensiz nefes almaya Oturduğun parke taşlarında kim bilir neler Geçiyor aklından Kar yağmıyormu saçlarına ya ellerin Üşümüyor mu Yoksa benmiyim üşüyen ve bu denli Hasret çeken Benmiyim özleyen ve özlenmeyen
Ne zaman tutmak istesem elini Hasretin çarpar boşlukta kalırım Duvarlarla konuşan zindan mahkumları gibi Bir sigara yakıp Hasretini duman duman üflerim Rüzgarlar getirmez mi Hiç mi duymazsın Feryadımı Bu son çağırışım Son seslenişim Bilesin yar Beni seni yüreğime yazmışım sen de beni yaz Yar
Gideceksin Bu gün ya/da yarın Zamanı olmayan bir ölüm olacak Kimse bilmeyecek sessizliğimin derdini Dermanını kimse vermeyecek Saatler geçtikçe anlar kısalacak Sen üşüyeceksin yüreğimde Sualsiz çekip gideceksin Üşüyen yanına yenilip Bitti diye ağlaya ağlaya Hıçkırıkların boğazında düğümlenircesine İsyanın aklında kenetlenince Sessiz sedasız çekip gideceksin Ah/ların kalacak Vah/larınla Zaman akacak Dur demeye bahanen olmayacak Bel bükülecek Yüz kırışacak İçim üşüyecek Sen sessiz sedasız çekip gideceksin  |

Hani hasretler yaşanırya Hiç bitmeyen Hani uzun yollar olurya Sonu gelmeyen Hani yuce dağlarda kar olurya Hiç erimeyen İşte ben seni öyle seviyor Ve öyle özlüyorum...
Belki bir hasret gibi içimdesin Sonu gelmez yollar gibi uzaktasın Yüce dağlardaki karlar gibi erişilmezsin Ama ben seni yine de seviyorum Ve öyle özlüyorum..
Hani aklına gelir de Derin bir of çekersin ya Hani anıları hatırlar da İçine tarifsiz bir burukluk çöker ya İşte ben seni öyle seviyor ve öyle özlüyorum.. İşte ben seni böyle özlüyor ve böyle seviyorum 
Bırakmam
Seni asla bırakmayacağım, Ne sokakta ne kapıda, yalnız başına kalacaksın. Uzaklardan geleceğim ve, yine seni uyurken seyredeceğim,
 Mutlu gülümsemeni seyredeceğim uykusuz gecelerden sonra, Yaşlı gözlerimden akarken yüreğimdeki hasret yaşları. Seni seviyorum, Bırakamam.
Gözlerin kurşuna diziyor beni, Her akşam geceyi kucaklıyorum, Galiba seviyor bu beden seni, Kendimden habersiz dolaşıyorum.
Ümitler yeşerdi kalbimde birden, Arındım içimde nefretten kinden, Sevmeyi öğrendim sevgilim senden, Tarifsiz adını koyamıyorum.
Ne güzel bir duygu sevgi dediğin, Benimle yaşarmış uzak bildiğim, Sözlerin uğruna mazi sildiğim, Seninle olmaya doyamıyorum
Utansın
Sevdiyse kalbim seni,sucum ne benim Gecemde gündüzümde heran sen varsin... Bir nefes bir günes gibi dogdun icime Sevmek yalan diyen diller UTANSIN.....
Ölümde olsa cezasi hep sevecegim seni Fakat sen benden cok uzaktasin Daglar tepeler engeliyor sana gelmemi Bizi kavusturmayan yollar UTANSIN.....
Sen tatmadigim öyle bir asksin ki Senden uzaklarda birgün girirsem mezara Bensiz yalniz kalirsan su yalan dünyada Beni senisiz koynuna alan toprak UTANSIN....
Sorma bana tek kelime anla halimden Atma beni karanliga sen tut elimden Sensiz bu dünyayi ne yapayim ben Bu ayriligi yaratanlar UTANSIN....
Birgün sensiz bir kösede cürür gidersem Benim icin yalniz dünyada sen vardin Kader kavusturmadan ayirdi bizi O kötü kaderi.... O kötü yaziyi yazan eller UTANSIN.
| | | December 13
|
 
YA GÖZLERİN AKLIMDA
YA AKLIM ADINDA
YA HAYALİN KARŞIMDA
YA SESİN KULAĞIMDA
YA BEN ÇILDIRIYORUM
YA DA ÇOK ÖZLÜYORUM
YA ÖZLEMEK ÇOK GÜZEL
YA DA ÖZLEDİĞİM ÇOK ÖZEL


Azaltma baharları İşletme bana aşk adına günahları Fırtınalı bir gece gibi esme Bu son kez, mi bakışın gözlerime Bu son sözlerin, mi Sen yüreğimden yol alırken Silemem izlerini yıllarca. Gitme seni özlerim....
İliklerime işliyerek esiyorsun. Keskinliğin çaresizliğim oluyor. Gitme sabahlarım güneşsiz olur. Güneşine uzanamaz ince dallarım. Acılar bedenimi ezer yoğurur. Dayanmaz yüreğim korkular büyütür. Uğruna ölecek kadar sevdiğimsin. Gitme seni özlerim............
Ayrılık girdi, girecek kanıma. Nasıl anlatırım yüreğimdeki yangınlara. Ne derim düşen takvim yapraklarına. Gitme seni şimdiden özledim. Bittimi vadem doldumu. Gülermisin şimdi gözümdeki yaşlara. Gitme uğrunda verdiğim can hatırına Gitme gitme seni özlerim
Kimliksiz Aşk...
Bana öyle bakma Ben değilim suçlusu yalnızlığın… Eskimiş cebimizdeki gülüşler, Hükmü bile yok şimdi gözyaşlarının
Biliyorum kızıyorsun yokluğuma, Alıp başımı gitmelerime zamansız, Kızıyorsun biliyorum, suskunluğuma, Ve inadına sevişime böyle seni, Serseri yürek dokunuşu gibi, Kuralsız oluşuma…
Bir kalemde anlatılmaz sana olan yürek çarpıntım Yaralarımı sarmaya gönlün olmasa da Çağrılarım takılıyor sebepsiz bir noktada Haykırışlarım asılı kalıyor kalpsizliğindeki darağacında
 Süresi ümit edilenden çok daha kısa olsa da Kanıyor terkedilmişliğim,hem de hıçkıra hıçkıra… Nedensizliği çekip gidişinin,sürekli aklımda,bir tilki edasıyla. Korkularımı pusuya düşürdüm kendi ıssızlığımda. Suretimde bir çocuk kahkahası, İçimde bir adamın o en mahzun yanması. Hesabım kalmadı şu dünyada senden gayrısı. Kapıları kalbinin,üzerimden kilitli. Yani mahkumiyetindeyim hayıflandığım sevdamın. Ne affında gözüm var,ne kurtulma hesabım.
 Ne zaman vazgeçerim bilemem. Bakarsın bir şişenin ardından kusarım sevdanı,adınla. Belki de bir namludan ateşler gibi atarım,canımla. Atarım yıldızların ardına… Ölecek değilsin ya benle beraber, Hiç kusura bakma, Yapamam bir ömür aşkının hamallığını, Üç vakte kadar elbet unuturum,yalan sevdalığını ….

|
|
bu şiir okudugunuza degecek bence Sadece Ölüyorum, Ötesi Yok İnan
Gece yarısı ayazlar üç-beş devriyesini atmakta yine. Sensiz geçen bir günü yine sensiz gecelere kendi ellerimle gömüyorum. Sen yokken anlamı yok baharların artık Anlamı yok çekilen onca acıların. Anlamı yok sensizliğin.. Sen yoksun sadece.. Sadece yok..Yoksa gitmiştin benden... Gelişin baharları müjdelemişken, gidişin bu kadar sessiz olmamalıydı. Bu kadar ölümüne sevmişken, bir gülüşün canımdan vazgeçmişken, gidişin bu kadar suskun olmamalıydı. Yoksun sadece yok…Bu kadar basit olmamalıydı ölmelerim, bu kadar çabuk bu kadar erken solmamalıydı çiceklerim. Artık ne sesin yankılıyor sokaklarımda, ne de varlığın geziniyor damarlarımda.. Sadece yokluğun kanıyor dudaklarımın ucunda.. Sadece suskunluğum can veriyor ayak uçlarında. Sadece ölüyorum yokluğunda.. Sadece ölüyorum, ötesi yok inan…
 Sadece yoksun, ötesi yok inan..Gittin ve senin ellerinin yerine şimdi sonbahar yaprakları avuç içlerime kıvrılıp çığlık çığlığa soluyorlar.. Yokluğunda yüreğimin duvarlarına çerçevelenmiş hatıralarına bakıp bakıp sensizliğini dinliyorum. Sonra da suskunluğuna diz çöküp yalnızlığını demliyorum. Yoksun, her gece gözlerimde kanıyor senli hatıralar. Uykular firarda. Karanlığı örtüp üzerime seni anıyorum kırık dökük kelimelerimle. Sancılara girdap gönlümle adını sayıklıyorum ardı ardına. Yavaş yavaş boğuluyorum . Yavaş yavaş dibe çekiliyorum..Yoksun, gözyaşları biriktiriyorum avuçlarımda. Yoksun, mürekkebimden sızıyor kan rengi kelimeler. Bendeki adın hala bir ömür ile anılırken, kim bilir ölümsüz sevdam senin ayak uçlarında son nefesini vermekte.. Canım acıyor sevgili. Puslu bir havada vurulur, olduğun yere yığılırsın ya hani.. İşte gittiğin gün yalnızlığın mıhlandı alnımın ortasına. Gittiğin gün dudaklarıma mühürlendi adın…Şimdi yoksun ama ne geçmişimize gömüyorum seni ne de sensizliğine pes ediyorum. Çünkü; ben seni “ sensizlikte “ bile ömür boyu bekleyecek kadar sevmiştim. Eğer unutmak için sevmiş olsaydım seni, acıların için sırtımı semer bilmezdim. Ben seni yürüdüğün dikenli yollarda can yoldaşın olmak için sevdim. Ben seni yüreğime dokunduğun için, ben seni gül yüreğin için sevdim…
 Gittiğin günden beri içimdeki cocuğu dinlemiyorum. Sus pus her şey. Artık dört duvar arasında körebe oynuyorum yalnızlığında. Gittin, taş kesildi kirpiklerim. Gözbebeklerimden tek bir damla bile düşmüyor topraklara…Oysa bağrımı iki ayırıp bir baksan yüreğime, canımın ne kadar acıdığını o zaman anlardın..Görmüyorsun gözbebeklerimin kuruyup yüreğimin delice ağladığını. Yağmurlarla yarışa giriştim, tel tel yalnızlığıma hediye ediyorum yüreğimin çığlıklarını. “ Erkek adam ağlamaz “ sözüne inat yüreğim kan ağlıyor her gece..Yüreğimden akan her damla senin mutluluklarına duacı olsun, yalnızlığın ayak ucuna düşen her kelimem sana helali hoş olsun. Çünkü ben gidişlerine ömrümü adayacak kadar sevmiştim seni.. Sen beni sevmesen de, ben seni ilk gün ki gibi hala seviyorum…
 Belirtmeden geçemeyeceğim sevgili; giderken sadece bendeki seni götürmedin ki; karakışa inat yüzüme baharları serpiştiren o kız çocuğunu, buram buram rüzgarla yüreğimin derinliklerine esen yağmur kokusunu da götürdün yanında. Gitmiştin, gözyaşlarını ellerimle silememişken aramıza dağlar örülse ne olur. Farkındayım; bir ömür uzaktasın bana. Şimdi hangi mevsimin hangi baharını yaşamaktasın ? Hangi rüzgarın koynunda yaralarını sarmaktasın. ?. Bilemiyorum ve bilmekte istemiyorum. Bildiğim tek şey var; sen hala bendesin.Sendeki beni öldürsen de , sen hala damarlarımda gezinen alyuvar sıcaklığında bana gülümsemektesin.. Giden sen olmana rağmen bendeki, yüreğimdeki adın hiçbir zaman değişmedi. Adımı unutsan da bendeki ölümsüz sevdan hiçbir zaman satırlara bir ikindi vakti gömülmedi. Lakin gittiğin günden beri hayatla aram pek iyi değil açıkcası. Yalın ayak yürüyorum dikenlerin üzerinde. Acılarımı acılarınla devşiriyorum..İleebed yaşamaktan gurur duyduğum gözyaşlarından bir sonbahar günü sıcak gülüşlerine taşınıyorum. Anla sevgili. Yalnızlığın dururken kapımda , kan bürümüş çığlıklarımı satıyorum ayazlara.. Karşılığında sadece senin bensiz de mutlu olduğunun haberlerini istiyorum. Bensiz uzaklarda mutlu olman benim yaşama sebebim sevgili..Son sözüm; her zaman gülümse ne olur. Acılarına kefil olmuşken ne olur gülümse hayata.. Gülüşlerin mutluluklara adanmışken sen her zaman hayatı sev. Ve hiçbir zaman ağlama sevgili. Çünkü; mutlulukların, yaşama sebebim iken; gözyaşların bedenimin örtüldüğü kefen olur….
 Yokluğun kanar dudaklarımda, sonra suskunluğun ölüm yazar yüreğime..Kimliksiz rüzgarlara bel bükerim. Çünkü, sen yoksun yanımda..İsyanlara bilenirim yalnızlığın kanayan yüzünde. Sen yoksundur artık, her gece karanlığa bürünür. Her yağmur sonrası gülüşlerin takılır göz ucuma. Gökten tel tel senin yağmanı dilesem de iliklerime kadar yalnızlığınla ıslanırım…Borana tutulurum sonbahar gecelerinde. Yalnızlığın bayat dudaklarına sürülür kirpiklerim. Sana özlemim kanar avuçlarımda. Gözyaşlarım sel olur akar toprağa. Gün olur ölümsüzlüğüne düşer kelimelerim…Ama hiçbir zaman pes etmem yokluğuna. Savaşırım kanımın son damlasına kadar. Ama yokluğun duruyor gözlerimde..Satır satır usumdan akıyor kahkahalarına sarılmış intiharlarım... Seninle başladı yüreğime kilit vurup ölüme susmalarım..Pervasız fırtınalara yenik düşer yalnızlığım. Evlat edinirim karanlıkları sensizliğin mateminde. Sensiz baktığım dipsiz kuyuyu andırır bana. Bak görüyor musun gri tonlar giydirilmiş hüzünler çizilmekte ömrüme. Artık her rüzgar yalnızlığı çarpıyor yüzüme. Her dalga karanlığı….Sen gittin içimdeki aşkı, yüreğimdeki canı kaybettim…Sensiz geçen her gece ömür defterinden düşüyorum.
 Bir gün sensiz ölmenin acısını bırakacağım satırlara.. Tabutum olacak gözbebeklerinden düşen gözyaşın. Kefenim olacak susmaların. Şimdi varlığın kepenklerini indirip sensizliğinde uyumaya gidiyorum. Ve sabah kalktığımda değişten bir şey olmayacak.. Her zaman ki acılar düşecek paydalarıma..Uyandığımda perdelerime hep yokluğun doğacak tıpkı gecelerimin alnına yalnızlığın soğuk çığlıkları örtüldüğü gibi..Yoksun işte.. Canım acıyor sadece. Neden diye sorma.. Sadece yoksun. Soluyor taze baharlarım.. Sebep arama ne olur. Sadece yokluğun ile varlığın arasında yavaş yavaş ölüyorum; ötesi yok inan.
Bir tek adın kaldı dudaklarımda, Bir de gözlerimde hatıraların... Hani dik duracaktık acıya, Hani aynı yürekle gülüp Aynı gözlerde ağlayacaktık sevdaya... Şimdi yalnızlığın ipi geçti boynuma. Yokluğun yükledi sırtıma... Bir tek acıların kaldı gözyaşlarımda.. Güneşi bile ağlatacak acıların.. Oysa ben yemin etmiştim, Acıların icin sırtımı semer bileceğim diye. Söz vermiştim, Sensiz ölmeyeceğim diye... Şimdi sensizlik duruyor başucumda.. Şİmdi ayazlar yüregimi sorguluyor Ayrılığınla yüzüme vurduğun kapımda..
Söyle ne olur... Beni unuttuğunu söyle... Hiç sevmediğini haykır.. Yeminlerinin yalan olduğunu, Sevginin sahte olduğunu vur yüzüme... Yemin olsun ki, Bir damla gözyaşı düşmez artık.. Çünkü gittiğin gün, Ayak uçlarında " Sana " ölmüştüm sevgili..
" Unutma ki; ölenler, hiçbir zaman yaşayanlar icin gözyaşı dökemezler..."

İÇİMDEKİ "SEN" Bir "sen" var bende Ve sadece senden ötürü Aslında bir çok aşk yaşadım ben Ama senin aşkın, aşklarımın en büyüğü
Bir "sen" var içimde Beni benden çalan Bir "ben" var senin içinde Seni senden alan ve bana katan. Fakat ne yazık ki; Hep yokluğunla varsın bende Varlığınla hiç olmadın Yani dokunamadım sana Saçlarını okşayamadım Yine başaramadım işte Seni düşünürken çaresizce ağladım. Benim seninle beraber geçen hiçbir günüm olmadı Fakat tüm yokluğuna rağmen İçimde seninle sensiz geçirdiğim hiçbir günü de unutamadım...
Bir tek çarem kaldı Seni öylece bırakıp gitmeliyim Ve arkamdan bakma sakın Ardımdan koşarak gelebilirsin.
Bir tek çarem kaldı Seni kendi içimde öldürmeliyim Ve ölürken gözlerime bakma sakın Beni de seninle beraber öldürebilirsin.
Evet; Bir "sen" var bende, ve sadece senden ötürü Ne dokunabiliyorum, Ne bırakabiliyorum, Ne de öldürebiliyorum. Ne olur, sorma artık bana Ben beni anlayamıyorum ki Bir de sana anlatabileyim Bir tek şey hissediyorum; Ne zaman ki aşk, Bu dünyada tüm seven kalplerde yok olursa İşte o zaman; Ben de içimdeki "sen" i unutabilirim
Peki ya, sen beni unutabilecek misin ?

| | | | | |
|
|
|
|